ana sayfa :: iletişim :: arkadaşıma öner
:: Akciğer Kanserinde Tedavi
 
 
 
Tedavi Seçenekleriniz Nelerdir?
Tedavinin Yan Etkileri
Ağrı Tedavisi


TEDAVİ SEÇENEKLERİNİZ NELERDİR?

Birden fazla tedavi seçeneği mevcuttur

Sizin için hangi tedavinin en uygun olduğu birçok etkene bağlıdır. Bu nedenle tedavinizde aşağıdaki yöntemlerden bir ya da bir kaçı uygulanabilir:

Cerrahi tümör tamamıyla kesilip çıkartılmaya çalışılır. Bu ancak tümör yeterince küçük ve vücudun başka yerlerine sıçramamışsa mümkün olur. Cerrahi uygulanabilmesi için hastanın genel durumunun yeterli olması gerekir.
Tedavi planı içerisinde ilk basamakta cerrahi tedavi seçeneği olmalıdır.

Radyoterapi yüksek enerjili x-ışınları (röntgen ışınları) kullanılarak tümör yakılmaya çalışılır. Radyoterapi ayrıca cerrahiyle çıkartılamayarak geride kalan tümör hücrelerini de yakma da kullanılabilir. Kanser hücreleri dışında normal hücrelere de zarar verebilir.
Kemoterapi hızla çoğalan tümör hücrelerini öldürmek için ilaçların kullanılmasıdır. Sağlıklı hücrelerde bu ilaçlardan zarar görebilirler. Bazı ilaç tedavileri, kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatarak, yok olmalarına neden olurlar.

Hedefe yönelik tedaviler kanser hücreleri içerisinde meydana gelen aktiviteleri etkilemeye yönelik ilaçlar uygulanır. Tümör büyümesini engellerler ve kanser hücrelerini öldürürler.

KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ

Evre 0: çok nadirdirler. Sadece havayollarını döşeyen hücre ile sınırlıdırlar, etraf yapılar temizdir. Cerrahi tedavi yeterlidir. Kemoterapi ya da radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanmaz. Hastalığın daha fazla ilerlememesi için dikkat edeceklerinizi doktorunuzla konuşmanız gerekir. Cerrahi olarak yapılacaklar segmentektomi ( sadece ilgili bölümün cerrahi olarak çıkarılması) veya sınırlı rezeksiyondur ( wedge rezeksiyon - minik kama tarzında tümörlü dokunun çıkarılması). Bazı bölgelerdeki (ana nefes borusunun sağ ve sola ayrıldığı bölge gibi) kanserlerin cerrahi olarak tamamen çıkarılmaları mümkün olmayabilir, bu durumlarda bir taraf akciğer (pnömonektomi) cerrahi olarak çıkarılabilir.

Endoskopik fotodinamik tedavi kanser hücrelerini ışığa hassas hale getirerek lazer ile öldürülmesine imkân verir, evre 0 hastalarda cerrahiye alternatif olarak kullanılabilir.

EVRE I KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ

Çoğunlukla cerrahi ile tedavi edilir, evre IA'da %65-%80, evre IB'de %50 oranında şifa sağlar. Kanseri çıkartmak için segmentektomi veya sınırlı rezeksiyon (wedge-sleeve rezeksiyon) veya akciğerin bir lobunun çıkarıldığı, lobektomi uygulanabilir. Birçok cerrah en iyi seçimin lobektomi olduğuna inanır, ama bu karar hastadan hastaya değişebilir. Örneğin solunum fonksiyonları sınırlı olan hastalarda daha sınırlı rezeksiyonlar yapılır. Başka nedenlerle cerrahiye verilemeyen hastalarda ışın tedavisi ile birlikte kemoterapi uygulanır. Yeni çalışmalarla evre I-B hastalara cerrahi sonrası kemoterapi verilmesinin yalnız cerrahiye göre sağ kalımı uzattığı gösterilmiştir.

EVRE II KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ

Evre II: Evre II akciğer kanserleri de lobektomi, wedge rezeksiyon, veya segmentektomi ile çıkarılabilirler. Bazen daha büyük boyutlu cerrahi (pnömonektomi) gerekebilir. Şifa şansı %30-40 civarındadır. Bir çok çalışmada cerrahiye kemoterapi ve ışın tedavisinin eklenmesinin yararı olabileceği gösterilmekle birlikte, tedavi şekli konusunda kesin bir birlik söz konusu değildir. Cerrahi sonrası geride kalmış olabilecek, özellikle cerrahi sınırlarda kanser hücreleri mikroskopik olarak kalmış olabilirler, kanser hücrelerini öldürmek için ışın tedavisi uygulanabilir. Eğer başka nedenlerle cerrahi uygulanamaz ise ışın tedavisi verilir. Cerrahi sonrası kemoterapi verilmesinin az da olsa avantaj sağladığı göterilmiştir, bu şekilde 5 yıl yaşayan hasta sayısı yaklaşık %4 artmaktadır. Cerrahi sonrası, cerrahi rezeksiyon sınırları temiz ise ışın tedavisi uygulaması konusunda görüş birliği yoktur, böyle bir öneri gelirse ikinci bir hekim görüşü almada yarar vardır. Göğüs duvarı tutulumu varsa bazı hekimler cerrahi sonrası ışın tedavisi önermektedirler ama katkısı kesin olarak gösterilmemiştir.

EVRE III KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ

En fazla tartışmalı tedavilerin olduğu grup Evre IIIA'dır. Uzun zamandır mediasten lenf bezleri tutulmuş olan hastalar, cerrahiye verilmeyip sadece ışın tedavisine gönderiliyordu.

Yalnız son zamanlarda, mediastenin karşı tarafında lenf bezi tutulumu olmayan küçük bir grup hastada, cerrahi tedavi mümkün olmuştur. Cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve ışın tedavisi verilmesinin, sonuçları olumlu etkilediğine dair çalışmalar mevcuttur. Özellikle son yıllarda, cerrahi öncesi kemoterapi verilmesi (neoadjuvant kemoterapi ) yönünde görüş birliği olmaya başlamıştır. Bu yöntemin katkısı kesin olarak gösterilmemiş olmakla beraber, yaygın olarak kullanılmaktadır.

Geçmişte evre IIIB hastalarda yalnızca ışın tedavisi öneriliyordu. Günümüzde kemoterapi ve ışın tedavisi birlikte uygulanmaktadır. Özellikle bu iki tedavinin, genel durumu bozuk olmayan ve vücut ağırlığının %5'inden fazlasını kaybetmeyen hastalarda eş zamanlı verilmesinin, sonuçlar üzerinde daha etkili olduğu gösterilmiştir. Hala hangi ilaçların, hangi dozlarda ve hangi sırayla verilmesi konusunda, bir kesinlik söz konusu değildir. Işın tedavisinin günde bir kereden fazla verilmesinin sonuçlara olumlu yansıdığına dair deliller mevcuttur.

Brakiterapi ışın tedavisinin nefes borusu yoluyla uygulanma şeklidir. Nefes borusunda tıkanmaya yol açan kanserlerde uygulanabilir. Yine benzer şekilde hava yolu devamlılığını sağlayabilmek için, bronkoskop aracılığıyla lazer tedavileri kullanılabilir.

EVRE IV KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ

Evre IV tedavisi kemoterapi ile yapılır. Tedaviye başlamadan önce iki unsur önemlidir. Birincisi; hastanın tedaviden beklentisinin belirlenmesi, bu tedavinin; ömrünü çok fazla uzatmaktan ziyade daha çok şikâyetlerini azaltmaya (palyatif tedavi) yönelik olduğunu anlamasını sağlamaktır. Hastaların çoğu kemoterapiyi kabul etmektedir ama yine de bu konuyu hekimleri ile konuşmalarında yarar vardır. İkincisi; hastanın genel durumunun kemoterapiye uygun olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunu anlayabilmek için hekimler performans durumu değerlendirmesi yaparlar. Performans durumu 0 ve 1 olan hastalar, ciddi bir yan etki oluşmadan, kemoterapiyi oldukça iyi tolere edebilmektedirler.

Performans Durumu Değerlendirmesi
0 Herhangi bir yakınma yok, tüm ihtiyaçlarını kendisi karşılayabiliyor
1 Yakınmaları var ama ihtiyaçlarının çoğunu kendisi karşılayabiliyor
2 Yakınmaları belirgin, günün yarısını yatakta geçiriyor veya şekerlemeye ihtiyaç duyuyor
3 Yakınmaları belirgin, yarım günden fazlasını yatarak geçiriyor
4 Yatağa bağımlı

KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİNDE KEMOTERAPİ

Genelde kemoterapi denildiğinde içinde ışın tedavisinin de olduğu bir tedavi düşünülür. Aslında kemoterapi birtakım ilaçların tedavi amaçlı verilmesi dışında bir anlam ifade etmez.

Platinum-içeren kemoterapi öncelikli tercih olmalıdır. Platinum-içeren ilaçların en tipik örnekleri carboplatin ve cisplatindir.ng Çoğunlukla ilaç bir iğne ya da serum yoluyla damardan verilir. Eskiden beri bu tedavinin kötü bir şöhreti vardır. 1980'li yıllardan önce kemoterapi ilk kullanılmaya başlandığında, hem yanıtlar iyi değildi hem de hastalar çok fazla yan etki ile uğraşmak zorunda kalıyorlardı. 1990'lı yıllarda bulantı ve kusmayı önleyici (antiemetikler) güçlü ilaçlar bulunduktan sonra bu tedavi çok daha kolay tolere edilebilir hale geldi. Ayrıca 1980'lerden sonra üretilen kanser ilaçları da çok daha etkili olduklarından, hastalardan elde edilen sonuçlar da yüz güldürücü olmaya başladı.

Yeni ilaçlar: 1990'ların ortalarından itibaren aşağıdaki kanser ilaçları, yaygın olarak etkin bir şekilde kullanılmaya başlandı: vinorelbine (Navelbine), docetaxel (Taxotere), paclitaxel (Taxol), ve gemcitabine (Gemzar).

Bu ilaçların kemoterapideki yerlerini alması ile tedavide önemli ilerlemeler kaydedildi. Bunlarla, hem yan etkiler daha fazla kontrol altına alındı hem de hasta sağkalım süreleri uzadı. Kullanılan ilaçların sadece bir tanesi ön plana çıkmazken, iki ilaçlı tedavinin tek ilaca üstün olduğu gösterildi. Buna karşın üç ilaçlı tedaviler iki ilaçlı tedavilere üstünlük sağlayamadı. Performansı çok iyi olmayan hastalarda bazı hekimler tek ilaçla tedavileri önerebilmektedirler.

Kombinasyon tedavisinin (kemoterapi) etkinliğinin hasta ve ailesi tarafından iyi anlaşılması çok önemlidir. Tedavinin etkinliğinden bahsedilirken, ortalama ya da medyan sağ kalım terimleri geçer. Eğer adı geçen tedavi, bu tedaviyi kullananların yarısından fazlasında yanıt sağlamış ve yaşam süresini uzatmış ise, o tedavinin etkili olduğunu kabul ederiz. Hekim olarak dikkate aldığımız bir diğer nokta da, tedavi başlandıktan sonraki 1 veya 2 yıl içerisinde kaç hastanın sağ kaldığıdır. Hastaya kemoterapi verilmez ise ya da verilen tedavi başarısız olursa, hastalar ortalama 6 ay yaşarlar ve ancak %10'u 1 yılı görür. Daha önce uyguladığımız kemoterapilerde aldığımız yanıtlar %25-30 ve ortalama yaşam süreleri 8-9 ayın altında iken bugün uyguladığımız ktlerle 1yıl sağ kalım oranları %25'lere, 2 yıl sağ kalım oranları da %5'lere çıkmıştır. Çalışmalar, yeni ilaçlarla eski ilaçların birlikte verilmesi durumunda, alınan yanıt oranlarının %50'lere çıktığını göstermektedir ve bu hastalarda ortalama sağ kalım 1 yıl civarındadır. Sonuçta; 1yıl sağ kalım oranları %50, 2 yıl sağ kalım oranları da %20 kadardır, çok küçük bir hasta grubu bu sürelerin üzerinde yaşayabilmektedir. Her ne kadar şu anda elde ettiğimiz tedavi sonuçları çok yüz güldürücü olmasa da önceki yıllarda elde ettiğimiz sonuçlarla kıyaslayacak olursak epey yol katedildiği görülmektedir.

KÜÇÜK HÜCRELİ AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Küçük hücreli akciğer kanseri tanısı konulduğunda, radyografilerle izlenemese bile, çalışmalar hastalığın yayıldığını gösterdiğinden, bu grup kanserlerde tedavi olarak yalnız başına cerrahi uygulanmaz.

Sınırlı evre - hastalık sınırlı bile olsa kemoterapi uygulanır. Bazen hekim hastanın akciğerinde küçük bir tümörün dışında hiçbir şey bulamaz ise, kemoterapi başlamadan önce hastayı cerrahiye verebilir. En sık önerilen kombinasyon kemoterapisi iki ilaç verilerek yapılandır. Burada 6 kez cisplatin veya carboplatin, etoposide ile birlikte uygulanır. Kemoterapi ile birlikte ışın tedavisinin uygulanması tedavi etkisini artırır. Işın tedavisinin eklenmesi ile hastada ışının yaptığı akciğer hasarına bağlı nefes darlığı ve yemek borusu üzerinde yaptığı hasar ile de yutma güçlüğü ortaya çıkabilir. Tedavi ile tümör küçülebilir hatta kaybolabilir, bu durumdaki hastaya "remisyon"da denilir. Ne yazık ki bir süre sonra tümör tekrar büyümeye başlar. Bir yıl sağ kalım oranları %62 ile %66 arasındadır. İkinci yıl bu oran %30-37'ye, beşinci yıl %20'ye düşer. Yaygın evre - bu evrede de tedavi kemoterapidir. Tümörün küçülme şansı %70-85 civarındadır. Carboplatin veya cisplatin ile birlikte etoposide kullanılır. Bir yıl sağ kalım oranı %22 ile %48 arasındadır. İki yıl için %5-19'a, 5 yıl için %1-8'e düşer.

Tekrar eden hastalık - Hastaların çoğu kemoterapiye cevap verse de hastalığın tekrarlaması kaçınılmazdır. Hastalık geç tekrarladığında önceki tedavide kullanılan ilaçlardan yarar görülebilir. Erken tekrarladığında ilaçları değiştirmek önerilir.

Beyin metastazı - sık görülür. Eğer önlem alınmazsa hastaların yarısında beyin metastazı gelişir. Bu yüzden kemoterapiye cevap alınan hastalarda beyine koruyucu olarak ışın tedavisi verilmesi önerilir. Bu uygulamaya profilaktik kraniyal ışınlama tedavisi (PCI) adı verilir.

AKCİĞER KEMOTERAPİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR

Actinomycin-D
Cisplatin (Platinol)
Carboplatin (Paraplatin)
Capecitabine (Xeloda)
Cetuximab (Erbitux)
Cyclophosphamide
Darbepoetin alfa (Aranesp)
Daunorubicin
Docetaxel (Taxotere)
Doxorubicin (Adriamycin)
Epoetin alfa (Procrit, Epogen)
Erlotinib (Tarceva)
Etoposide (VePesid)
Exisulind (Aptosyn)
Fluorouracil (5-FU)
G-CSF (granulocyte-colony stimulating
factor; Neupogen)
GM-CSF (granulocyte-macrophage
colony-stimulating factor;
Leukine)
Gefitinib (Iressa)
Gemcitabine (Gemzar)
Ifosfamide
Irinotecan (CPT-11, Camptosar)
Methotrexate
Oprelvekin (Neumega)
Oxaliplatin (Eloxatin)
Paclitaxel (Taxol)
Pemetrexed (Alimta)
Temozolomide (Temodar)
Thalidomide (Thalomid)
Topotecan (Hycamtin)
Vinorelbine (Navelbine)
Vincristine