ana sayfa :: iletişim :: arkadaşıma öner
:: Uyku
 
 
 
UYKU APNESİ (UYKUDA NEFESİN DURMASI)

Uyku apnesi; bazen gece boyunca yüzlerce kez nefes alıp vermenin durmasıyla seyreden ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Milyonlarca erkek kadın ve çocuk tanısı konmadan bu hastalıktan etkilenmekte ve ciddi sonuçlarına katlanmaktadır. Sadece ABD'nde tanısı konulmamış on milyon olgu olduğu düşünülmektedir.

Apne yabancı kökenli bir kelime olup yetişkinde nefes almanın en az 10 saniye süre ile olmaması ya da çocuklarda 2,5 solunum süresince nefesin durmasıdır. Bir saat boyunca 20-30 kez apnenin geliştiği hastalar izlenebilmektedir. Apnenin yanı sıra nefesin çok yüzeyselleştiği (akım hızının çok düştüğü) durumlar olabilir buna hipopne ismi verilir. Bu durumlarda kanda oksijen basıncı düşer. Uyku testinde apne-hipopne indeksi (AHI) ya da solunum bozukluğu indeksi (RDI) kullanılır, bunun anlamı apne ve hipopnelerin toplam sayısının toplam uyku zamanına oranıdır. Bu oran büyüdükçe uyku apnesinin şiddeti de artar.

Üç farklı tip apne olabilir; tıkayıcı (obstrüktif), merkezi (santral) ve ikisinin birlikte olduğu (mikst) tip. En sık karşılaşılan tıkayıcı tipte olanıdır. Çoğunlukla boğazın gerisinde yer alan yumuşak dokular üst solunum yollarını tıkarlar ve saatte yüzlerce kez sıklıkla 1 dakika ve üzerinde ortaya çıkabilirler.



Her apne sırasında beyin kişiyi uyandırıp nefes almasını sağlamak üzere sinyal alır, sonuçta kişi gece boyunca defalarca uyanmak zorunda kaldığından çok kalitesiz ve bölük pörçük bir uyku uyumuş olur. Hasta bu uyanmaların farkına varmaz ama gün boyunca uykulu olur. Bazen horladıklarının ve nefes açlığı çektiklerini tanımlayabilirler. Gürültülü horlamalar ve aralarda sessiz dönemler bu hastalar için tipiktir ama her zaman olmayabilir.



Bu durum tedavi edilmediğinde kan basıncı yükselir, kalp damar hastalıkları ve aşırı kilo alma ortaya çıkar. Ayrıca gündüz aşırı uyuklamalar, sabah baş ağrıları, hafıza problemleri, depresyon hissi, reflu, gece idrara kalkma ve iktidarsızlık gibi sıkıntılar yaşayabilirler. işte başarısızlık trafik kazaları gibi durumlarla sık karşılaşılır.

UYKU APNESİNDE BELİRTİLER
Gürültülü horlama
Bölünmüş uyku
Gece boğulurcasına nefes alamama
Uykuda kol ve bacak hareketleri
Diş gıcırdatma
Gündüz aşırı uyku hali ve yorgunluk


KİMLERDE UYKU APNESİNE RASTLANIR?

Tüm yaş gruplarında rastlanabilir, erkeklerde kadınlara oranla daha fazla tanı konulmaktadır. Orta yaş grubundaki erkeklerin %4'ünde kadınların ise %2'sinde gündüz aşırı uykululuk haliyle birlikte uyku apnesi olduğu düşünülmektedir. Aşırı kilolu, boynu kalın, küçük çeneli, sigara ve alkol kullanan ve yüksek derecede horlayan erkekler özellikle risk altındadırlar. Yüksek tansiyonu olan, üst solunum yollarında şekil bozukluğu bulunanlar da uyku apnesi açısından tetkik edilmelidirler. Bazı ailelerde daha sık izlenmesi, genetik (irsi) olabileceğini gündeme getirmektedir. Bunların dışında da hastalık izlenebilmektedir.

Sizin Horlama (Puanınız) Skorunuz Kaç?
1. Düzenli olarak yüksek sesli horlamanız var mıdır?
Evet 1 Hayır 0
2. Uyandığınızda kendinizi uykulu ve yorgun hisseder misiniz?
Evet 1 Hayır 0
3. Aşırı kilolu ve/veya boyun çevreniz geniş midir?
Evet 1 Hayır 0
4. Gece nefesinizin durduğunu veya çırpınarak uyanıp nefes almaya çalıştığınızı gözlemleyen herhangi bir yakınınız var mıdır?
Evet 1 Hayır 0
5. Gündüz saatlerinde devamlı uykulu olup ve/veya çok kolaylıkla uykuya dalar mısınız?
Evet 1 Hayır 0

Eğer bu sorulardan herhangi birine vereceğiniz cevap evet ise bu yakınmalarınızı uyku hastalıkları ile ilgilenen bir hekimle görüşmeniz yerinde olur.

UYKU APNESİNDE TANI

Tanısı bir gecelik uyku testi (polisomnografi) ile konulur. Gece boyunca hastanın göz hareketleri, beyin dalgaları, kan oksijeni, göğüs ve karın hareketleri (solunum hareketleri) ve bacak hareketleri kaydedilir.

UYKU APNESİNİN TEDAVİSİ BASİT ÖNLEMLER

Bazen yüksek sesle horlama ve hafif apne (saatte 10 dan az solunumsal problem olması) sadece bu basit önlemlerle önlenebilir.

Yeterince uyku: uykusunu tam almayanlar, daha fazla horlarlar ve gün içinde daha fazla uykulu dolaşırlar ve yorgunluk hissederler. Bunun için her gün uyku saatini yarım saat geriye çekerek uyku süresi normale getirilebilir, bu durum 1-2 hafta sürebilir.

Alkol ve uyku getirici ilaçlardan kaçınmak gerekir. Alkol kullanımı, dil ve boğazdaki kas yapılarda gevşemeye yol açarak, horlamayanlarda horlamaya sebep olurken, horlayanlarda da nefes durmasına neden olabilir. Bazı uyku hapları da horlama ve apneyi artırabilirler, bu yüzden bunları mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

Sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durunuz. Tütün havayolunun şişmesine neden olarak apne ihtimalini artırır.

Kilo verme. Uyku apneli hastaların büyük bir kısmı kiloludur. Bazen 5-10 kilo vermek bile apnelerin azalmasına neden olabilmektedir. Ne yazık ki hastaların ancak % 2-5'i kilo verebilmektedir. Son yapılan araştırmalara göre normal bireylerin %6'sı kilo alarak 4 yıl gibi kısa bir sürede ciddi uyku apnesine yakalanmaktadırlar.

Yatak baş ucunu kaldırmak ve uyurken yanına yatmak: dilin arkaya doğru yer değiştirmesini önleyecek şekilde uyku pozisyonu en uygun pozisyondur. Yatak başucu yükseltildiğinde dil öne doğru geleceğinden hava yolunu kapatma riski düşmektedir. Yana yatıldığında da dil arkaya değil yana doğru yer değiştirerek tıkanmaya neden olmamaktadır. Hatta bu yüzden bazı doktorlar hastaları sırt üstü yatmasın diye sırtlarına küçük top koymalarını önermektedirler.

DEVAMLI POZİTİF HAVA YOLU BASINCI {CONTINUOUS POSITIVE AIRWAY PRESSURE (CPAP)

Hastaların çoğunun tedavisinde CPAP gerekir. Bu bir cihaz olup hastaya maske yoluyla bağlanır. cihaz temel olarak uyku sırasında devamlı rahatsız etmeyecek derecelerde basınçlı hava göndererek hava yollarının tıkanmasını engeller. Uygun kullanıldığında, uyku apnelerini yok ederek, normal uykunun devamlılığını sağlar.

Uyku sırasında tıkanmış hava yolunun CPAP kullanılarak nasıl devamlı açık kalabildiği izleniyor
Uyku apnesi olmayan sadece horlamadan yakınan bazı hastalarda CPAP kullanılmadan dişlere uygulanabilen bir takım araçlarla bu sorunlar ortadan kaldırılabilmektedir.